Haberler & Bilgiler
Hava Kalitesinin Korunması Amacıyla Katı Yakıtların Kontrolü Yönetmeliği

Hava Kalitesinin Korunması Amacıyla Katı Yakıtların Kontrolü Yönetmeliği (“Yönetmelik”), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (“Bakanlık”) tarafından 16 Eylül 2026 tarihli ve 33372 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanmıştır. Yönetmelik, hava kalitesinin korunması amacıyla ithal ve yerli katı yakıtların kontrolüne ilişkin usul ve esasları düzenlemekte, katı yakıtların özellikleri, belgelendirilmesi, depolanması, taşınması, iç piyasaya arzı, piyasa gözetimi ve kullanımı bakımından kapsamlı bir idari ve teknik çerçeve öngörmektedir.

Düzenleme kömürün yanı sıra katı biyoyakıtlar ile kalsine edilmiş ve edilmemiş petrol kokunu da kapsamakta olup ithalatçılar, üreticiler, dağıtıcılar, satıcılar ve katı yakıt kullanan tesisler bakımından çeşitli kayıt, belgelendirme, uygunluk ve izleme yükümlülükleri getirmektedir.

Yönetmeliğin uygulamadaki önemi yalnızca katı yakıtların sağlaması gereken teknik kalite kriterleriyle sınırlı görünmemektedir. Düzenleme aynı zamanda yakıtın üretim veya ithalatından nihai kullanımına kadar izlenmesine yönelik bir kayıt sistemi öngörmekte, belirli yakıtların piyasaya arzını ve kullanımını uygunluk mekanizmalarına bağlamakta, petrol koku bakımından özel bir tahsisat sistemi düzenlemekte ve bazı durumlarda kullanılabilecek yakıt özellikleri ile tesisin çevre izni ve emisyon performansı arasında bağlantı kurmaktadır.

Bu çerçevede Yönetmeliğin uygulamadaki etkisinin özellikle Katı Yakıt Modülü (“KYM”) ve izlenebilirlik, uygunluk sistemi, petrol koku tahsisatı, çevre izni ve emisyon performansı arasındaki bağlantı, yaptırım mekanizmaları ve geçiş süreleri bakımından değerlendirilmesi mümkündür. Bunun yanında, Yönetmeliğin katı biyoyakıt kullanan tesisler, termik santraller, petrol koku kullanan tesisler ve katı yakıt kullanan sanayi tesisleri bakımından ortaya çıkarabileceği bazı uygulama sonuçları da ayrıca değerlendirilmektedir.

KYM ve Katı Yakıt Tedarik Zincirinin İzlenebilirliği

Yönetmeliğin temel unsurlarından biri, Bakanlığın Hava Emisyon Yönetim Portalı bünyesinde işletilen Katı Yakıt Modülüdür (“KYM”). KYM, belgelendirme ve stok takibi süreçlerinin yürütüldüğü temel dijital araç olarak düzenlenmiştir. İthalatçı, üretici, dağıtıcı ve satıcılara ilişkin belgelerin yanı sıra Uygunluk Belgesi, Satış İzin Belgesi ve Petrol Koku Tahsisat Belgesi gibi mekanizmalar da bu sistemle bağlantılıdır. Bunun yanında yakıtın üretimi, satışı, teslimi ve kullanımına ilişkin çeşitli bilgilerin KYM üzerinden kaydedilmesi öngörülmektedir.

Yerli katı yakıt üreticilerinin ürettikleri ve sattıkları yakıt miktarı ve özelliklerini sisteme beyan etmeleri, satış işlemlerini yakıtın üretim sahasından çıkarılmasını takip eden yirmi dört saat içerisinde KYM’ye kaydetmeleri gerekmektedir. Benzer şekilde ithalatçı, üretici ve dağıtıcıların piyasaya arz ettikleri yakıtın miktarı, gönderildiği kişi ve depolanacağı yer gibi bilgileri, satıcıların ise satış miktarı ve yakıtın kullanılacağı yer bilgilerini sisteme girmesi öngörülmektedir. Sanayi tesisleri de teslim aldıkları yakıt miktarına ilişkin kayıt oluşturmakla yükümlüdür.

İzlenebilirlik sistemini tamamlayan bir diğer unsur ise katı yakıtların depolanmasına ilişkin düzenlemelerdir. Yönetmelik kapsamındaki katı yakıtların yalnızca KYM’de tanımlı depolarda muhafaza edilmesi öngörülmekte; yeni depo eklenmesi veya mevcut depoların kapatılması halinde ilgili il müdürlüğüne başvuru yapılması ve KYM kayıtlarının güncellenmesi gerekmektedir. Yönetmelik ayrıca ithal edilen yakıtların gümrüklü sahalarda birbirine karıştırılmadan depolanmasını, belirli bilgileri içeren tanıtıcı levhalar bulundurulmasını ve açık alanda depolanan kömürlerde toz emisyonunun kontrolüne yönelik tedbirler alınmasını öngörmektedir (Madde 10/1-4).

Bu yapı, Yönetmelikte öngörülen kontrol mekanizmasının yalnızca yakıtın teknik özellikleriyle sınırlı olmadığını göstermektedir. Yakıtın kim tarafından üretildiği veya ithal edildiği, kime gönderildiği, nerede depolandığı ve hangi tesiste kullanıldığına ilişkin bilgilerin de kayıt sistemi kapsamında takip edilmesi öngörülmektedir. Dolayısıyla Yönetmeliğe uyum değerlendirmesinde, teknik yakıt kriterlerinin yanı sıra ilgili piyasa aktörleri bakımından uygulanabilir KYM kayıt yükümlülüklerinin ve bu kayıtların Yönetmelikte öngörülen sürelerde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin de dikkate alınması gerekebilecektir.

Uygunluk Sistemi: Teknik Kriterlerden Piyasaya Arz ve Kullanım Şartlarına

Yönetmelik, belirli katı yakıtların ithalatını, piyasaya arzını ve bazı durumlarda kullanımını uygunluk değerlendirmesine tabi tutmaktadır. İthal katı yakıtlar bakımından sistem, yakıtın ülkeye giriş aşamasında uygunluk değerlendirmesine tabi tutulması üzerine kurulmuştur. Ticaret Bakanlığının ithalat denetimine ilişkin mevzuatı kapsamındaki katı yakıtların ithalatı yalnızca Katı Yakıt İthalatçısı Kayıt Belgesine sahip firmalarca yapılabilmekte, ithal edilecek yakıtın kullanım amacına göre EK-1’deki ilgili sınır değerleri sağlaması halinde il müdürlüğünce Uygunluk Belgesi düzenlenmektedir. Uygunluk Belgesi düzenlenmeyen katı yakıtın ithalatına izin verilmemektedir.

Yerli katı yakıtlar bakımından ise EK-1 Tablo 8 kapsamındaki yakıtların piyasaya arzı veya belirli hallerde üretildiği tesiste kullanılması için Uygunluk Belgesi alınması gerekmektedir. Piyasaya arz amacıyla düzenlenen belge en fazla bir yıl, üretildiği tesiste kullanım amacıyla düzenlenen belge ise en fazla beş yıl geçerli olabilmektedir.

Bu çerçevede eklerde yer alan teknik sınır değerlerin yalnızca teknik referans niteliğinde olmadığı, belirli yakıtların ithalatı, piyasaya arzı veya kullanımına ilişkin belgelendirme rejiminin uygulanmasında da önem taşıdığı görülmektedir. Bu yönüyle uygunluk sistemi, teknik yakıt kriterleri ile idari belgelendirme mekanizmalarını bir araya getirmekte olup üretici, ithalatçı ve ilgili kullanıcı tesisler bakımından dikkate alınması gereken başlıca uyum alanlarından birini oluşturmaktadır.

Petrol Koku Kullanımında Tahsisat Sistemi

Yönetmelik, petrol koku kullanımını özel bir tahsisat ve emisyon izleme rejimine tabi tutmaktadır. Petrol koku tahsisatı yalnızca Geçici Faaliyet Belgesi ve/veya Çevre İzin Belgesi bulunan, Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemi (“SEÖS”) kapsamında ölçüm yapan ve ölçüm sonuçları çevrimiçi izlenen tesislere verilebilmektedir. Petrol kokunu ilk kez kullanacak tesislerin Petrol Koku Deneme Tahsisat Belgesi alması gerekmekte olup, deneme tahsisatı tesisin yıllık kapasite raporu, petrol koku/yakıt karışım oranı ve ithal petrol kokunda kullanılabilecek kükürt oranı dikkate alınarak en fazla altı aylık miktar için düzenlenmektedir. Bu kapsamda tesisin petrol koku kullanımına göre çevre iznini de yenilemesi gerekmektedir.

Çevre izni sürecinin tamamlanmasının ardından ise yıllık kapasite, petrol koku/yakıt karışım oranı ve ilgili diğer kriterler dikkate alınarak takvim yılı sonuna kadar geçerli olacak şekilde tahsisat belgesi düzenlenmektedir. Bu sistem, petrol koku kullanımında yalnızca yakıtın teknik özelliklerinin değil, tesisin kapasitesi, çevresel izin durumu ve emisyon izleme koşullarının da dikkate alındığını göstermektedir. Bu nedenle petrol koku kullanan tesisler açısından tahsisat sisteminin yalnızca yakıt tedarikine ilişkin bir prosedür olarak değil, petrol koku kullanımına ilişkin daha geniş idari ve çevresel uyum çerçevesinin bir unsuru olarak değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Yakıt Kalitesi, Çevre İzni ve Emisyon Performansı Arasındaki Bağlantı

Yönetmeliğin özellikle sanayi ve enerji tesisleri bakımından dikkat çeken yönlerinden biri, belirli durumlarda kullanılabilecek yakıtın özellikleri ile tesisin çevresel performansı arasında bağlantı kurulmasıdır. SEÖS kapsamında çevrimiçi izlenmeyen ve yerli kömür kullanan tesislerde, çevre iznine esas emisyon ölçümü sırasında kullanılan yakıtın özellikleri KYM’ye kaydedilmekte ve tesis bu parametrelerde en fazla %20 tolerans dahilindeki yakıtları kullanabilmektedir. Daha düşük kaliteli yakıt kullanılmak istenmesi halinde yeni bir emisyon ölçümü yapılması gerekmektedir.

Benzer bir bağlantı petrol koku kullanımında da görülmektedir. Tahsisat belgesinde belirtilen kükürt oranındaki %10 toleransın aşılması halinde yeni kükürt oranına göre en fazla üç aylık deneme tahsisatı ve yeni emisyon ölçümü gerekmektedir. Sürekli ölçüm sonuçlarında emisyon sınır değerlerinin aşılması veya petrol koku kullanımına esas çevre izninin alınmaması ya da yenilenmemesi halinde Tahsisat Belgesinin iptal edilmesi öngörülmektedir.

Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, Yönetmeliğin belirli tesisler bakımından yakıt özellikleri ile tesisin çevre izni ve emisyon performansını birbiriyle ilişkili unsurlar olarak ele aldığı görülmektedir. Bu nedenle bir yakıtın teknik kriterlere uygunluğunun yanı sıra, ilgili tesis bakımından geçerli kullanım şartlarının da ayrıca değerlendirilmesi gerekebilecektir. Özellikle yerli kömür veya petrol koku kullanan ilgili tesisler bakımından, kullanılacak yakıtın niteliği ile çevre izni ve emisyon performansı arasındaki ilişkinin uygulamada ayrıca dikkate alınması önem taşımaktadır.

Denetim ve Yaptırım Mekanizmaları

Yönetmelikte öngörülen kayıt, uygunluk ve kullanım yükümlülükleri, piyasa gözetimi, denetim ve yaptırım hükümleriyle desteklenmektedir. Katı yakıtların denetimi, 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında yetki devri yapılan kurum ve kuruluşlarca, yetki devri bulunmayan durumlarda ise Bakanlık merkez veya il müdürlüklerince gerçekleştirilmektedir. Uygunluk Belgesi kapsamındaki yakıtların, uygunluk değerlendirmesinden nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar farklı aşamalarda izlenmesi ve denetlenmesi öngörülmektedir.

Analiz sonucunun Yönetmelik eki, Bakanlık veya Mahalli Çevre Kurulu kriterlerine uygun olmaması halinde yakıtın ilgili ilde satış ve dağıtımı tedbiren durdurulmaktadır. Nihai olarak uygunsuz bulunan yakıt piyasada tutulamamakta, toplatılarak yetkili merci gözetimindeki bir sahada muhafaza edilmesi ve uygun görülen sanayi tesislerinde kullanılması öngörülmektedir.

Gerekli izin ve belgeler olmaksızın faaliyet gösterilmesi, yakıtların izin verilen tesis veya prosesler dışında satılması, nihai olarak uygunsuz bulunan veya satışı durdurulan yakıtların piyasaya arzı, izin verilmeyen yakıtların karıştırılması ve depolama, taşıma veya torbalama kurallarına aykırılık halinde 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda öngörülen idari yaptırımlar uygulanmaktadır.

KYM kayıtlarının zamanında yapılmaması veya gerekli bilgi ve belgelerin sunulmaması da yaptırım hükümleri kapsamında ele alınmış, istenen bilgi ve belgeler sunuluncaya kadar yeni belge düzenlenmemesi öngörülmüştür. Bunun yanında, Yönetmelikte belirtilen ihlaller nedeniyle bir yıl içerisinde iki defa cezai hüküm uygulanan gerçek veya tüzel kişilere ait fiile esas belgelerin iptal edilmesi ve iptal tarihini takip eden bir yıl boyunca yeni belge düzenlenmemesi öngörülmektedir.

Yönetmelik yalnızca denetim usullerini değil, bu süreçlerde sorumluluğun hangi aktörler arasında dağıldığını da düzenlemektedir. Uygunluk değerlendirmesi aşamasında ithalatçı ve üreticinin sorumlu tutulduğu, yakıtların nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar olan süreçte gerçekleştirilen piyasa gözetimi ve denetimi bakımından ise ithalatçı, üretici, dağıtıcı ve satıcının müteselsilen sorumlu olduğu düzenlenmiştir (Madde 17/1). Bu yönüyle Yönetmelik, katı yakıt tedarik zincirinin farklı aşamalarında yer alan aktörler bakımından ortak bir uyum ve sorumluluk çerçevesi oluşturmaktadır.

Bu çerçevede Yönetmeliğe aykırılıkların sonuçlarının yalnızca idari para cezalarıyla sınırlı olmadığı, somut olayın niteliğine göre satış veya dağıtımın durdurulması, yakıtın toplatılması, ilgili belgenin iptali veya belirli bir süre yeni belge düzenlenmemesi gibi sonuçların da gündeme gelebileceği görülmektedir. Bu sonuçların ilgili şirketlerin faaliyetleri üzerindeki olası etkisinin ise şirketin faaliyeti, kullandığı yakıt türü ve tabi olduğu belge rejimi dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi gerekecektir.

Geçiş Süreleri ve Mevcut Tesislerin Uyum Takvimi

Yönetmelik, mevcut piyasa aktörlerinin ve tesislerin yeni sisteme uyumuna ilişkin olarak farklı konular bakımından geçiş hükümleri öngörmektedir. Yönetmeliğin yayımından önce alınmış Uygunluk İzin Belgesi, Satış İzin Belgesi, Dağıtıcı Kayıt Belgesi, Katı Yakıt Satıcısı Kayıt Belgesi ve Katı Yakıt İthalatçısı Kayıt Belgesi 30 Haziran 2027 tarihine kadar geçerliliğini koruyacaktır.

Katı biyoyakıtlar bakımından da özel geçiş düzenlemeleri bulunmaktadır. Yönetmeliğin yayımından önce üretildiği tesiste katı biyoyakıt olarak kullanılmasına izin verilmiş belirli atıkların kullanımına devam edilebilmesi için ilk çevre izni başvurusunda Uygunluk Belgesi alınması gerekmektedir. İlgili analiz altyapısının oluşmasına veya 1 Ocak 2028 tarihine kadar akademik rapor kabul edilebilecektir.

Yönetmeliğin öngördüğü yakma sistemi şartlarını karşılamayan mevcut katı biyoyakıt tesislerinin ise 1 Haziran 2030 tarihine kadar mevcut sistemlerini kullanmaya devam etmelerine imkân tanınmıştır. Isınma amaçlı yakıt torbalarının renkleri ve elektronik izlenmesine ilişkin düzenleme 1 Haziran 2028 tarihinde yürürlüğe girecektir. Ayrıca çevre izni bulunan ve yerli kömür kullanan mevcut tesislerden SEÖS kapsamında çevrimiçi izlenmeyenler bakımından, yakıt kalitesi ile emisyon performansı arasında bağlantı kuran düzenleme ilk çevre izni yenileme sürecinde uygulanacaktır.

Bu hükümler, Yönetmeliğin farklı yükümlülüklerinin mevcut işletmeler bakımından aynı tarihte uygulanmaya başlamadığını göstermektedir. Bu nedenle ilgili şirket veya tesis bakımından uygulanabilir geçiş hükmünün ve buna bağlı uyum tarihinin ayrı ayrı belirlenmesi önem taşımaktadır.

Enerji ve Sanayi Şirketleri Açısından Uygulamaya Yansımalar

Yönetmelik, enerji sektörünün tamamını kapsayan genel bir enerji piyasası düzenlemesi niteliğinde değildir. Düzenlemenin enerji sektörüyle bağlantısı esas olarak katı biyoyakıt kullanan tesisler, termik santraller, petrol koku kullanan tesisler ve üretim süreçlerinde katı yakıt kullanan sanayi tesisleri üzerinden ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede, güneş ve rüzgâr gibi katı yakıt kullanmayan yenilenebilir enerji kaynakları bakımından Yönetmelikte doğrudan bir yükümlülük öngörüldüğü görülmemektedir.

Katı biyoyakıt kullanan tesisler açısından yakıtın niteliğinin yanı sıra kullanılan yakma sisteminin teknik özellikleri de önem taşımaktadır. Sanayi amaçlı katı biyoyakıtın yalnızca otomatik yakıt beslemeli, sekonder hava beslemeli ve en az %95 verimli toz arıtım sistemine sahip yakma sistemlerinde kullanılması öngörülmektedir. Mevcut tesisler için öngörülen 1 Haziran 2030 tarihli geçiş süresi, ilgili tesisler bakımından teknik uyum ihtiyacının ve buna bağlı olası yatırımların değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek unsurlardan biridir. (Madde 15/5, Geçici Madde 2/3)

Termik santraller ve katı yakıt kullanan sanayi tesisleri açısından ise yakıtın kaynağı ve teknik özelliklerinin yanında KYM kayıtları, uygulanabilir belgelendirme yükümlülükleri, tesisin çevre izinleri ve emisyon performansı birlikte önem taşıyabilmektedir. (Madde 6, Madde 7, Madde 10, Madde 11 ve Geçici Madde 3)

Petrol koku kullanan tesisler bakımından tahsisat sisteminin çevre izni ve sürekli emisyon ölçümüyle ilişkilendirilmesi, belirli durumlarda tahsisat belgesinin iptalinin öngörülmesi ve yakıt özelliklerindeki belirli değişikliklerin yeniden ölçüm gerektirebilmesi nedeniyle, petrol koku kullanımının teknik yakıt kriterlerinin yanı sıra idari ve çevresel yükümlülükler bakımından da değerlendirilmesi gerekmektedir. (Madde 8/1, Madde 9/4, Madde 9/7 ve Madde 9/8)

Bunun yanında, Yönetmelikte öngörülen müteselsil sorumluluk rejimi nedeniyle, uygunluk değerlendirmesi ve piyasa gözetimi süreçlerinde ortaya çıkabilecek bazı uyumsuzluklar bakımından sorumluluk yalnızca ithalatçı veya üreticiyle sınırlı kalmayıp dağıtıcı ve satıcılara da uzanabilmektedir (Madde 17/1).

Bu nedenle ilgili enerji ve sanayi şirketleri açısından Yönetmeliğin değerlendirilmesinde yalnızca EK-1’de yer alan yakıt kalite kriterlerinin incelenmesi yeterli olmayabilecektir. Yakıtın tedarik zinciri boyunca izlenebilirliği, uygulanabilir uygunluk ve tahsisat yükümlülükleri, çevre izni ve emisyon performansıyla bağlantılı kullanım şartları ile geçiş hükümlerinin birlikte ele alınması uygun olacaktır.

Genel Değerlendirme

Yönetmelik, katı yakıtların teknik özelliklerinin yanı sıra yakıtın üretim veya ithalatından nihai kullanımına kadar uzanan süreçte çeşitli kayıt, belgelendirme, uygunluk, depolama, izleme ve denetim mekanizmaları öngörmektedir.

Bu sistem içerisinde KYM yakıt hareketlerinin izlenmesine, uygunluk mekanizması belirli yakıtların ithalatı, piyasaya arzı ve kullanımına ilişkin şartların uygulanmasına, petrol koku tahsisatı belirli tesislerde petrol koku kullanımının kontrolüne, çevre izni ve emisyon performansına ilişkin hükümler ise belirli durumlarda kullanılabilecek yakıt özellikleri ile tesisin çevresel performansı arasında bağlantı kurulmasına hizmet etmektedir. Bu mekanizmalar piyasa gözetimi, denetim, müteselsil sorumluluk ve idari yaptırım hükümleriyle tamamlanmaktadır.

Bu çerçevede özellikle katı biyoyakıt kullanan tesisler, termik santraller, petrol koku kullanan tesisler ve katı yakıt kullanan sanayi tesisleri bakımından Yönetmeliğe uyumun yalnızca teknik yakıt kriterleri üzerinden değerlendirilmemesi, ilgili şirket veya tesis bakımından uygulanabilir belge ve izin yükümlülükleri, KYM kayıt süreçleri, tesis bazlı kullanım şartları, emisyon performansı ve geçiş hükümlerinin birlikte ele alınması uygun olacaktır.

Özellikle 30 Haziran 2027, 1 Ocak 2028, 1 Haziran 2028 ve 1 Haziran 2030 tarihlerine bağlı geçiş düzenlemelerinin, ilgili şirket veya tesis bakımından uygulanabilirliği ve doğurabileceği uyum ihtiyaçlarının ayrıca değerlendirilmesinin önem taşıdığı kanaatindeyiz.

@Zeynep EMİROĞLU

Bizimle temasa geçin