Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ("Bakanlık"), enerji verimliliğini artırarak enerji kaynaklı karbon yoğunluğunu azaltan işletmelerin desteklenmesini amaçlayan Enerji ve Karbon Azaltım ("EKA") Destek Programına ilişkin duyurusunu 29.06.2026 tarihinde yayımlamıştır. Duyuruda, başvuruların 1 Temmuz- 30 Eylül 2026 tarihleri arasında Enerji Verimliliği Destek Yönetim Sistemi ("EVDES") üzerinden alınacağı; imalat sanayi sektörü ile bina ve hizmetler sektöründe faaliyet gösteren belirli işletmelerin programa başvurabileceği, değerlendirme esasları, destek tutarının hesaplanması ile referans, uygulama, izleme ve ödeme dönemlerine ilişkin usullerin ayrıca açıklandığı belirtilmiştir. Program, enerji verimliliği ve karbon azaltım performansını esas alan bir destek mekanizması niteliği taşımaktadır.
Yapılacak puanlama sonucunda her sektörde ilk 10'a giren başvuruların izleme sürecine alınacağı, izleme döneminin ardından gerçekleştirilecek nihai değerlendirmede ise hesaplama yöntemleri çerçevesinde belirlenen azaltım başarısı %70'in üzerinde olan işletmelere, elde edilen azaltım oranına bağlı olarak 2026 yılı enerji giderlerinin %30'una kadar hibe desteği sağlanabileceği ifade edilmektedir. Destek üst limitinin 18.061.775 TL olarak belirlendiği görülmektedir. Program kapsamında referans dönemi Ocak 2023- Aralık 2025, uygulama ve izleme dönemi Ocak- Aralık 2026, ödeme dönemi ise Temmuz 2027 ve sonrası olarak öngörülmüştür.
Bakanlık, duyuruda başvuruların Enerji ve Karbon Azaltım Destek Programı Hakkında Uygulama Usul ve Esasları ("Usul ve Esaslar") çerçevesinde değerlendirileceğini açıkça belirtmiştir. Bu durum, EKA Destek Programının yalnızca belirli bir dönemde yapılan başvurulara yönelik münferit bir destek mekanizması olarak değil, enerji verimliliği alanında uzun yıllar içerisinde oluşturulmuş mevzuat ve kurumsal yapı içerisinde değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.
EKA Programının Düzenleyici Çerçevesi
Programın uygulanmasına ilişkin temel kurallar, Enerji ve Karbon Azaltım Destek Programı Hakkında Uygulama Usul ve Esaslarında düzenlenmektedir. Başvuru şartları, değerlendirme kriterleri, izleme süreci, destek ödemelerine ilişkin esaslar ve belirli durumlarda desteklerin geri alınmasına yönelik hükümler bu düzenleme kapsamında yer almaktadır.
Usul ve Esasların hukuki dayanağı, Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair Yönetmeliğin ("Yönetmelik") 34'üncü maddesidir. Anılan maddede Bakanlığa enerji verimliliği alanındaki eğitim, sertifikalandırma, yetkilendirme ve destek mekanizmalarına ilişkin uygulama usul ve esaslarını hazırlama ve yayımlama yetkisi verilmiştir. Bu nedenle EKA Programına ilişkin uygulama kurallarının da söz konusu yetki hükmüne dayanılarak oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Yönetmeliğin aynı zamanda enerji verimliliği alanında faaliyet gösterecek kurum ve kuruluşların yetkilendirilmesine ilişkin düzenlemelere de temel oluşturduğu görülmektedir. Bu kapsamda yayımlanan Enerji Verimliliği Hizmetlerini Yürütecek Kurum ve Kuruluşlara Yetki Belgesi Verilmesi Hakkında Uygulama Usul ve Esasları, enerji verimliliği hizmetlerinin kimler tarafından ve hangi şartlarla yürütülebileceğini düzenlemektedir. Anılan düzenleme uyarınca tüzel kişilere, enerji verimliliği danışmanlık şirketi ("EVD") olarak faaliyet gösterebilmeleri amacıyla belirli şartların sağlanması halinde beş yıl süreli yetki belgesi verilmektedir.
Yetkilendirme sisteminin hukuki temelinin ise 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanununun ("Kanun") 5'inci maddesinde yer aldığı görülmektedir. Söz konusu maddede üniversitelerin, meslek odalarının, yetkilendirilmiş kurumların ve EVD şirketlerinin enerji verimliliği alanındaki konumları düzenlenmekte; enerji etütleri, danışmanlık faaliyetleri, verimlilik artırıcı projeler ve diğer enerji verimliliği faaliyetlerine ilişkin görev ve sorumluluklar belirlenmektedir. Ayrıca Yetkilendirme Usul ve Esaslarının ekinde yer alan Kurumlar İçin Yetkilendirme Sözleşmesinde de doğrudan Kanunun 5'inci maddesine atıf yapılarak faaliyetlerin enerji verimliliği mevzuatına uygun şekilde yürütülmesinin amaçlandığı belirtilmektedir.
Bu çerçevede EKA Programının hukuki altyapısının, yalnızca Bakanlık duyurusundan ibaret olmadığı, 5627 sayılı Kanun, Yönetmelik ve bunlara dayanılarak hazırlanan uygulama düzenlemelerinden oluşan çok katmanlı bir yapı üzerine kurulduğu görülmektedir. Kanunun temel yetki ve kurumsal çerçeveyi ortaya koyduğu, Yönetmeliğin uygulama alanını şekillendirdiği, Usul ve Esasların ise programın operasyonel kurallarını somutlaştırdığı söylenebilir. Bakanlık duyurusu ise bu düzenleyici çerçeve içerisinde belirli bir başvuru dönemine ilişkin uygulamayı fiilen başlatan son aşama niteliğindedir.
EKA Programının Uygulama Altyapısı
Programın uygulanmasının yalnızca hukuki düzenlemelerden değil, aynı zamanda çeşitli teknik ve idari mekanizmalardan da desteklendiği görülmektedir. Başvuru ve değerlendirme süreçlerinde kullanılacak Başvuru Dosyası Formatı, İzleme Dosyası Formatı, Hesaplama Yöntemi ve Örnek Hesaplama dokümanları, enerji verimliliği ve karbon azaltımı performansının hangi esaslara göre ölçüleceğini ortaya koyan temel araçlar arasında yer almaktadır. Başvuru aşamasında sunulan verilerin ve izleme döneminde elde edilen sonuçların söz konusu yöntemler çerçevesinde değerlendirilmesi, programın performans esaslı yapısının önemli unsurlarından biri olarak görünmektedir.
Program kapsamında hazırlanacak enerji performansı, enerji yoğunluğu ve karbon azaltım çalışmalarında enerji verimliliği danışmanlık şirketlerinden teknik destek alınması uygulamada söz konusu olabilecektir. Bu durum, EVD sisteminin yalnızca bağımsız bir yetkilendirme mekanizması olarak değil, enerji verimliliği politikalarının uygulanmasında rol oynayan kurumsal yapılardan biri olarak değerlendirilmesine imkân vermektedir.
Diğer taraftan Usul ve Esaslarda öngörülen başvuru şartları incelendiğinde, programa katılımın belirli yükümlülüklerin yerine getirilmesine bağlandığı anlaşılmaktadır. EVDES kayıtlarının güncel tutulması, enerji yöneticisi görevlendirilmesi, gerekli bilgi ve belgelerin sisteme yüklenmesi ve belirli işletmeler bakımından ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi belgesine sahip olunması gibi şartların farklı mevzuat hükümleriyle bağlantılı olduğu görülmektedir. Bu nedenle programın yalnızca bir destek başvurusu sürecinden ibaret olmadığı, enerji yönetimi ve mevzuata uyum bakımından çeşitli yükümlülüklerle ilişkilendirildiği değerlendirilmektedir.
Destekleme sürecinin de birbirini takip eden aşamalardan oluştuğu anlaşılmaktadır. Başvuruların alınmasının ardından gerçekleştirilecek ön değerlendirme sonucunda her sektörde belirli sayıda işletme izleme sürecine dahil edilmekte, izleme döneminin tamamlanmasının ardından ise nihai değerlendirme yapılmaktadır. Bu yönüyle destek hakkının yalnızca başvuru sırasında sunulan bilgilerden değil, izleme dönemi sonunda ortaya çıkan gerçekleşmiş performans sonuçlarından da etkilendiği görülmektedir. Özellikle izleme dönemine ilişkin veriler ve bunlara dayalı olarak hazırlanacak izleme dosyasının, nihai değerlendirme bakımından önemli bir işleve sahip olacağı öngörülmektedir. Bu çerçevede programa başvurmayı planlayan işletmeler bakımından, başvuru sürecinin yalnızca gerekli belgelerin hazırlanmasından ibaret olmadığı, referans dönemi verilerinin doğruluğu, izleme döneminde sağlanacak performansın sürdürülebilirliği ve ilgili mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerin de başvuru sürecinin önemli unsurları arasında yer alabileceği değerlendirilmektedir.
Program kapsamında çeşitli denetim ve doğrulama mekanizmalarının da ortaya konduğu görülmektedir. Başvuru belgelerinin incelenmesi, gerekli görülmesi halinde yerinde denetimler gerçekleştirilmesi, izleme sürecindeki verilerin doğrulanması ve destek ödemesi sonrasında yapılabilecek kontroller, programın denetim altyapısını oluşturmaktadır. Ayrıca usulsüzlük, gerçeğe aykırı beyan veya mevzuata aykırı işlem tespit edilmesi halinde yalnızca EKA Programına ilişkin düzenlemelerin değil, somut olayın özelliklerine göre mali mevzuat hükümlerinin de uygulama alanı bulabileceği değerlendirilmektedir. Bu kapsamda özellikle gerçeğe aykırı belge ve kayıtların söz konusu olduğu durumlarda Vergi Usul Kanununun 359'uncu maddesinin, kamu kaynaklarından yapılan desteklerin geri alınması ve tahsiline ilişkin süreçlerde ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin belirli durumlarda gündeme gelebileceği değerlendirilebilir.
Sonuç yerine
Yukarıda yer verilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, EKA Destek Programının yalnızca belirli bir dönem için açıklanan bir hibe uygulaması olarak değil, enerji verimliliği alanında oluşturulmuş daha geniş bir mevzuat ve kurumsal yapı içerisinde ele alınmasının mümkün olduğu görülmektedir. Programın dayanağını oluşturan Kanun, Yönetmelik ve uygulama usul ve esasları incelendiğinde, enerji yönetimi, veri toplama, performans izleme ve yetkilendirme mekanizmalarının destek süreciyle ilişkili şekilde kurgulandığı anlaşılmaktadır.
Sonuç itibarıyla EKA Destek Programı, enerji verimliliği mevzuatı kapsamında oluşturulan çeşitli düzenleme ve uygulama mekanizmalarının bir araya geldiği örneklerden biri olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle programın hukuki ve teknik çerçevesinin, yalnızca duyuru metniyle sınırlı kalınmaksızın ilgili mevzuat, uygulama kuralları ve bağlantılı yükümlülükler birlikte değerlendirilerek bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının uygulama sürecinin sağlıklı şekilde yürütülmesi bakımından önem taşıdığı kanaatindeyiz.
@Zeynep EMİROĞLU
Bizimle temasa geçin