Haberler & Bilgiler
Lisanssız Elektrik Üretiminde Mahsuplaşma İşlemleri

Lisanssız Elektrik Üretim Tesisleri ve İlişkili Olduğu Tüketim Tesislerinin Mahsuplaşma İşlemlerine İlişkin Usul ve Esaslar (“Usul ve Esaslar”), 5/5/2026 tarihli ve 33244 sayılı Resmî Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu düzenleme, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nin (“Yönetmelik”) özellikle 26’ncı maddesi kapsamında yürütülen mahsuplaşma süreçlerinin teknik ve operasyonel altyapısını ortaya koymaktadır. Bu kapsamda mahsuplaşmanın kapsamı, sistem içerisinde yer alan tesis türleri, piyasa işletmecisinin rolü ile uygulamada esas alınacak temel kavram ve veri yapıları detaylandırılmaktadır. Ayrıca saatlik ve aylık mahsuplaşma mekanizmaları, ihtiyaç fazlası enerjinin değerlendirilmesi, YEKDEM ilişkisi ve grup bazlı yapıların işleyişine ilişkin usullerin de bu çerçeve içerisinde şekillendirildiği görülmektedir. Bu yönüyle Usul ve Esaslar’ın, lisanssız üretim faaliyetlerinde mahsuplaşma süreçlerinin daha merkezi, veri odaklı ve sistematik bir yapıya kavuşturulmasına yönelik önemli bir ikincil düzenleme niteliği taşıdığı düşüncesindeyiz.

Bu kapsamda aşağıda Usul ve Esaslar hükümleri madde bazında ele alınacaktır.

Amaç

Madde 1’de, Usul ve Esasların amacının, Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nin 26’ncı maddesi kapsamındaki üretim ve/veya tüketim tesislerine ilişkin mahsuplaşma işlemlerinin nasıl yürütüleceğini belirlemek olduğu ifade edilmektedir.

Düzenlemede mahsuplaşma işlemlerinin doğrudan “piyasa işletmecisi” tarafından yürütüleceğinin belirtilmesi, sistemin yalnızca dağıtım şirketleri seviyesinde kalan teknik bir süreç olmaktan çıkarılarak EPİAŞ sistemleriyle entegre merkezi bir piyasa mekanizması haline getirildiğini göstermektedir. Bunun yanında düzenlemenin yalnızca üretim tesislerini değil, üretim ve tüketim tesislerini birlikte esas alması, lisanssız üretim modelinin tüketimle ilişkilendirilmiş bir dengeleme mantığı üzerine kurulduğunu ortaya koymaktadır.

Bu çerçevede mahsuplaşmanın temel mantığı; tüketim tesisinin şebekeden çektiği enerji ile ilişkili üretim tesisinin sisteme verdiği enerjinin belirli periyotlar içerisinde karşılaştırılmasına dayanmaktadır. Dolayısıyla sistemin merkezinde “net tüketim/net üretim” yaklaşımının bulunduğu söylenebilir.

Kapsam

Madde 2’de, Usul ve Esasların hangi üretim ve tüketim tesislerine uygulanacağı ile hangi yapıların kapsam dışında bırakıldığı düzenlenmektedir. Düzenleme, Yönetmeliğin 26’ncı maddesi kapsamındaki üretim ve/veya tüketim tesislerinin mahsuplaşma işlemlerini kapsamakta; bu yönüyle öz tüketim amacıyla kurulan üretim tesisleri ile tüketimle ilişkilendirilmiş yapıların aynı mahsuplaşma sistemi içerisinde değerlendirildiği görülmektedir.

Bununla birlikte bazı tesis kategorileri kapsam dışında bırakılmıştır. Yönetmeliğin 23’üncü maddesi kapsamındaki tesislerin ayrı bir mahsuplaşma rejimine tabi tutulduğu, ayrıca on yıllık destek süresini tamamlayan üretim tesislerinin sistem dışında bırakıldığı görülmektedir. Yönetmeliğin 30’uncu maddesinin sekizinci fıkrası kapsamındaki tesisler de farklı bir değerlendirme rejimine tabi tutulmaktadır.

Düzenleme ayrıca, Yönetmelik Madde 23 ve 26 kapsamında mahsuplaşan birden fazla lisanssız üretim tesisinin aynı mahsuplaşma yapısı içerisinde bulunması halinde bu Usul ve Esasların uygulanmayacağını öngörmektedir.

Genel olarak bakıldığında, düzenlemenin mahsuplaşma sisteminin kapsamını daha net sınırlarla belirlemeyi, farklı tesis kategorileri bakımından ayrı rejimler oluşturmayı ve özellikle çoklu tesis yapılarında daha kontrollü bir uygulama yaklaşımı benimsemeyi amaçladığı görülmektedir.

Tanımlar ve Kısaltmalar

Madde 4, düzenlemenin uygulanmasına esas teşkil eden temel kavram ve tanımları ortaya koymaktadır. Özellikle mahsuplaşma sistemi, üretim sınırları, dağıtım bölgeleri ve dijital altyapıya ilişkin tanımların uygulamanın çerçevesini belirlediği görülmektedir.

“Abone grubu” kavramı, dağıtım şirketleri ve görevli tedarik şirketlerinin tarifelerinde yer alan abone sınıflarını ifade etmektedir. Mahsuplaşma ve tarife uygulamalarının abone grubuna göre farklı sonuçlar doğurabileceği anlaşılmaktadır.

“Bedelli üretim limiti”, mahsuplaşmaya ve satışa konu edilebilecek üretim miktarını ifade etmektedir. Düzenleme, lisanssız üretim modelinde öz tüketim yaklaşımının esas alındığını ortaya koymaktadır.

“Dağıtım bölgesi”, dağıtım şirketi veya OSB/EB dağıtım lisansı sahibinin lisansında tanımlanan bölgeyi ifade etmektedir. Üretim ve tüketim tesislerinin aynı dağıtım bölgesinde bulunması, mahsuplaşma ilişkileri bakımından önem taşımaktadır.

Lisanssız Üretim Modülü (“LÜM”), mahsuplaşma işlemlerinin yürütüldüğü ve Piyasa Yönetim Sistemi (“PYS”) bünyesinde yer alan dijital altyapıyı ifade etmektedir. Üretim ve tüketim verilerinin işlenmesi, mahsuplaşmanın hesaplanması ve uzlaştırma süreçlerinin bu yapı üzerinden yürütülmesi öngörülmektedir.

“Mahsuplaşma” kavramı ise grup bazında gerçekleştirilen saatlik veya aylık mahsuplaşma işlemini ifade etmektedir. Tanımda mahsuplaşmanın doğrudan fatura dönemiyle ilişkilendirildiği görülmektedir.

Diğer tanımlar kapsamında; ilgili şebeke işletmecisinin TEİAŞ, dağıtım şirketi veya OSB/EB dağıtım lisansı sahibini ifade ettiği, piyasa işletmecisinin ise EPİAŞ olduğu belirtilmiştir. “Sistem kullanım bedeli ödemeli üretim miktarı” ihtiyacın üzerindeki üretim kısmını ifade etmekte; YEKDEM ise yenilenebilir enerji destek mekanizmasını tanımlamaktadır.

Genel olarak değerlendirildiğinde, düzenlemenin merkezi veri yönetimine dayalı, dijital altyapı ile desteklenen ve grup bazlı mahsuplaşmayı esas alan bir sistem kurgusu oluşturduğu görülmektedir. Bunun yanında öz tüketim yaklaşımının korunması ve ihtiyaç fazlası üretimin belirli sınırlar içerisinde tutulmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.

Genel Esaslar

Madde 5, mahsuplaşma sisteminin temel işleyiş esaslarını düzenlemektedir. Düzenleme ile mahsuplaşma yapısının daha merkezi, veri temelli ve izlenebilir bir çerçeveye oturtulduğu görülmektedir. Üretim ve tüketim ilişkileri daha sıkı kurallara bağlanırken, grup bazlı mahsuplaşma yaklaşımı sistemin merkezine yerleştirilmektedir.

Madde 5/1 kapsamında üretim ve tüketim tesislerinin aynı Vergi Kimlik Numarasına (“VKN”) sahip kişiler adına ilişkilendirilmesi zorunlu tutulmaktadır. VKN değişikliği yapılması halinde bunun ancak sonraki takvim yılında mahsuplaşmada dikkate alınacağı düzenlenmektedir.

Madde 5/2 ile gerçek ve tüzel kişilerin belirli şartlar altında bir veya birden fazla grup oluşturabilmesine imkân tanınmaktadır. Ancak grup oluşturma serbestisi tamamen sınırsız bırakılmamakta; Yönetmelik ve Usul ve Esaslarda belirlenen şartlara tabi tutulmaktadır.

Madde 5/3 kapsamında aynı grup içerisinde yer alacak tüketim tesislerinin aynı abone grubunda bulunması şartı getirilmektedir. Böylece farklı tarife ve tüketim yapılarının aynı mahsuplaşma sistemi içinde birleştirilmesi sınırlandırılmaktadır.

Madde 5/4 ile aynı VKN’ye ait tesislerin yıl içerisinde farklı dönemlerde farklı gruplarda ilişkilendirilebilmesine imkân tanınmaktadır. Ancak grup değişikliği halinde kalan limitin yeni gruba aktarılacağı düzenlenmektedir.

Madde 5/5 kapsamında belirli tüketim tesisleri bakımından elektriğin tek tedarikçiden temin edilmesi zorunlu tutulmaktadır.

Madde 5/6’da faaliyet bazlı tarife tabloları ile ilgili mevzuat ve Kurul kararlarının mahsuplaşma işlemlerinde dikkate alınacağı belirtilmektedir.

Madde 5/7 ile mahsuplaşma mekanizmasının yalnızca Yönetmeliğin 26’ncı maddesi kapsamındaki tesis ve gruplara uygulanacağı düzenlenmektedir.

Madde 5/8’de kurulu güç üzerindeki üretimin mahsuplaşmada dikkate alınmayacağı hüküm altına alınmaktadır.

Madde 5/9 kapsamında iletim seviyesinden bağlı tesislerde grup oluşturma işlemlerinin ilgili dağıtım şirketi tarafından yürütüleceği belirtilmektedir. Ayrıca işlemlerin LÜM üzerinden gerçekleştirileceği düzenlenmektedir.

Madde 5/10 ve 5/11’de devir işlemlerine ilişkin hükümler yer almaktadır. Buna göre devredilen üretim ve tüketim tesisleri mahsuplaşma sistemine dahil edilebilmekte; ancak bedelli üretim limitinin yeni kullanıcı bakımından yeniden hesaplanması öngörülmektedir.

Madde 5/12’de Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği’nin (“DUY”) 23’üncü maddesine atıf yapılmakta; mahsuplaşma sisteminin piyasa işletim ve uzlaştırma süreçleriyle bağlantısı ortaya konulmaktadır.

Madde 5/13 ile üretim ve tüketim verilerinin PYS’ye kaydedilmesi zorunlu tutulmaktadır.

Genel olarak Madde 5 ile mahsuplaşma sisteminin grup bazlı, merkezi veri yönetimine dayanan ve daha sıkı kurallarla işletilen bir yapıya dönüştürüldüğü görülmektedir. Düzenlemelerin; limit takibi, veri yönetimi, grup yapıları ve mahsuplaşma süreçlerinin daha kontrollü ve standart bir çerçevede yürütülmesini amaçladığı söylenebilir.

İlişkilendirme İşlemleri

Madde 6, mahsuplaşma sisteminin teknik ve operasyonel altyapısını düzenlemektedir. Hüküm; üretim ve tüketim tesislerinin nasıl ilişkilendirileceğini, grup yapılarının hangi esaslarla oluşturulacağını ve hangi verilerin merkezi sisteme kaydedileceğini belirlemektedir.

İlk ilişkilendirme işlemlerinin Ek-1 formu üzerinden ilgili şebeke işletmecisine yapılacak başvurularla yürütüleceği düzenlenmektedir. Grup numarası, kaynak türü, kurulu güç, saatlik üretim miktarı, sözleşme gücü, European Transmission System Operators (“ETSO”) kodu ve bedelli üretim limiti gibi bilgilerin LÜM’e kaydedileceği belirtilmektedir.

Üretim miktarlarının saatlik, kaynak türü ve grup numarası bazında izlenmesi ve LÜM’e kaydedilmesi öngörülmektedir. Ayrıca bedelli üretim limitinin sisteme kaydedilmesi ve aynı ölçüm noktasındaki diğer üretim tesislerinin de bildirilmesi zorunlu tutulmaktadır. YEKDEM’e bedelsiz katkı sayılacak üretimlerin ayrıca sisteme kaydedileceği de düzenlenmektedir.

Geçmiş dönemlere ilişkin değişiklik yapılması sınırlandırılmaktadır. Buna karşılık ETSO kodu veya grup numarası gibi maddi hatalar bakımından sonraki dönemlerde düzeltme yapılabilmesine imkân tanınmaktadır.

Madde 6’da ayrıca Yönetmeliğin 5/1(ç), 5/1(h) ve 5/1(d) bentleri arasındaki ilişkiye yönelik hükümler yer almaktadır. 02/04/2026 tarihinden önce başvurmuş tesisler bakımından daha geniş ilişkilendirme imkanlarının korunduğu, yeni başvurular bakımından ise ilişkilendirme imkanlarının daha sınırlı hale getirildiği görülmektedir.

Bazı tesis kategorileri bakımından aynı dağıtım bölgesinde bulunma şartı korunurken, bazı tesis türleri bakımından bu şartın aranmadığı görülmektedir. Ayrıca aynı şebeke işletmecisi bölgesinde bazı durumlarda yeniden başvuru şartının kaldırıldığı düzenlenmektedir.

Genel olarak Madde 6 ile merkezi kayıt ve veri aktarım altyapısına dayalı, sıkı kayıt ve doğrulama mekanizmaları içeren, grup bazlı çalışan bir mahsuplaşma modeli oluşturulduğu görülmektedir. LÜM, ETSO kodu, bedelli üretim limiti, geçmişe dönük değişiklik yasağı ve aynı dağıtım bölgesi şartı gibi unsurların; mahsuplaşma sisteminin teknik olduğu kadar ekonomik ve regülasyonel kontrol mekanizmaları olarak da kurgulandığı söylenebilir.

Bedelli Üretim Limiti

Madde 7, mahsuplaşma sisteminde bedelli üretim limitinin takibi ve limit aşımı halinde uygulanacak esasları düzenlemektedir. Düzenleme ile “bedelli üretim limiti” kavramının nasıl takip edileceği, limitin hangi esaslarla hesaplanacağı ve limit aşımı halinde uygulanacak mekanizmalar belirlenmektedir.

Madde kapsamında bedelli üretim limitinin LÜM ve piyasa işletmecisi altyapısı üzerinden takip edileceği düzenlenmektedir. Limitin yalnızca başlangıçta tanımlanan sabit bir değer olarak bırakılmayacağı; aynı takvim yılı içerisindeki kalan kısmının da takip eden dönemlerde hesaplanacağı ve izleneceği belirtilmektedir. Kalan limitin hesaplanması ve takibinin piyasa işletmecisi tarafından yürütüleceği hüküm altına alınmaktadır.

Düzenlemede ayrıca bedelli üretim limitine ilişkin değişikliklerin gerekçeleriyle birlikte sisteme kaydedileceği belirtilmektedir. Böylece yalnızca nihai verinin değil; değişikliğin nedeni, dayanağı ve kayıt geçmişinin de sistem içerisinde tutulacağı anlaşılmaktadır.

Madde 7’nin önemli hükümlerinden biri de grup bazlı oransal limit düşümü mekanizmasıdır. Mahsuplaşma grup bazında yürütülse de limit kullanımının her tüketim tesisi bakımından bireysel olarak izlenmeye devam edeceği düzenlenmektedir. Böylece grup bazında mahsuplaşma yapılırken her tüketim tesisinin limit kullanımının ayrı ayrı izlenmeye devam edeceği anlaşılmaktadır.

Mesken aboneleriyle ilişkilendirilen lisanssız üretim tesisleri bakımından bedelli üretim limitinin uygulanmayacağı da ayrıca hüküm altına alınmaktadır.

Düzenlemede bedelli üretim limitinin sona ermesinin mahsuplaşma ilişkisinin tamamen sona ermesi anlamına gelmeyeceği açıkça belirtilmektedir. Limit sonrasında da üretim ve tüketim mahsuplaşmaya devam edecek; ancak ihtiyaç fazlası üretim “sistem kullanım bedeli ödemeli miktar” olarak değerlendirilecektir.

Madde 7’de limitin “aynı takvim yılı” esasına göre takip edilmesi de düzenlenmektedir. Buna göre limit hesaplamaları yıllık bazda yürütülecek ve limit kullanımının aynı yıl içerisinde değerlendirilmesi esas alınacaktır.

Genel olarak Madde 7 ile bedelli üretim limitinin LÜM ve piyasa işletmecisi altyapısı üzerinden takip edildiği, grup bazlı mahsuplaşma içerisinde bireysel limit kontrolünün korunduğu ve ihtiyaç fazlası üretimin ekonomik sonuçlarının sistematik biçimde yönetildiği bir yapı kurulduğu görülmektedir. Sistem kullanım bedeli yaklaşımı, grup bazlı limit takibi, kayıt zorunlulukları ve mesken abonelerine ilişkin istisnalar birlikte değerlendirildiğinde; düzenlemenin öz tüketim yaklaşımını korumaya, ihtiyaç fazlası üretimin mali etkilerini kontrol altında tutmaya ve mahsuplaşma sisteminin mali dengesini yönetmeye yönelik olduğu söylenebilir.

Sorumlu Görevli Tedarik Şirketi

Madde 8, mahsuplaşma sisteminde sorumlu görevli tedarik şirketinin görevlerini, belirlenme esaslarını ve veri erişimine ilişkin yükümlülükleri düzenlemektedir. Düzenleme ile ihtiyaç fazlası enerji ödemelerinin hangi yapı üzerinden yürütüleceği ve grup bazlı mahsuplaşma süreçlerinde hangi görevli tedarik şirketinin sorumlu olacağı belirlenmektedir.

Madde 8/1 kapsamında sorumlu görevli tedarik şirketinin, mahsuplaşma sonucunda ortaya çıkan ihtiyaç fazlası enerji bedellerinin üreticiye ödenmesinden sorumlu olduğu düzenlenmektedir.

Madde 8/2’de sorumlu görevli tedarik şirketinin belirlenme usulü düzenlenmektedir. Buna göre esas kriter, toplam kurulu gücün en yüksek olduğu şebeke işletmecisi bölgesinde faaliyet gösteren görevli tedarik şirketidir. Böylece grup içerisinde ödeme süreçlerinin belirlenen tek sorumlu görevli tedarik şirketi üzerinden yürütülmesi öngörülmektedir.

Hükümde yer alan “Ocak ayı itibarıyla” ifadesiyle sorumlu görevli tedarik şirketinin belirlenmesinde Ocak ayı itibarıyla oluşan durumun esas alındığı görülmektedir. Yıl içerisinde ilk kez oluşturulan gruplar bakımından ise mahsuplaşma işlemlerine konu olan ilk ay esas alınmaktadır.

Madde 8/3 uyarınca sorumlu görevli tedarik şirketi takvim yılı boyunca yalnızca bir kez belirlenmektedir. Grup içerisindeki üretim tesisleri veya kurulu güç dağılımı değişse dahi aynı görevli tedarik şirketinin yıl sonuna kadar görevine devam edeceği düzenlenmektedir.

Madde 8/4’te sorumlu görevli tedarik şirketinin yalnızca ödeme süreçlerinden değil, Madde 14 kapsamında düzenlenen diğer yükümlülüklerden de sorumlu olduğu belirtilmektedir.

Madde 8/5 kapsamında veri erişimi ve mahsuplaşma raporlarına ilişkin hükümler düzenlenmektedir. Buna göre sorumlu görevli tedarik şirketi, lisanssız üretim tesisi sahibinin muvafakatini almak ve bunu LÜM üzerinden beyan etmek şartıyla piyasa işletmecisinin hazırladığı tesis bazlı mahsuplaşma sonuç raporlarına erişebilecektir.

Genel olarak Madde 8 ile mahsuplaşma sisteminde ödeme süreçlerinin, veri erişiminin ve grup bazlı operasyonların tek sorumlu yapı altında toplandığı görülmektedir. Yıllık sabitleme modeli, en yüksek kurulu güç kriteri, muvafakat esaslı veri erişimi ve tesis bazlı mahsuplaşma raporları birlikte değerlendirildiğinde; düzenlemenin mahsuplaşma sistemini daha merkezi, izlenebilir ve operasyonel olarak bütünleşik bir yapıya dönüştürmeyi amaçladığı söylenebilir.

Mahsuplaşmaya Esas Miktarların Hesaplanması

Madde 9, mahsuplaşma sisteminin teknik işleyişini ayrıntılı biçimde düzenlemekte; hangi üretimin ihtiyaç fazlası sayılacağını, hangi kısmın bedelli üretim kapsamında değerlendirileceğini, mahsuplaşmanın hangi veriler üzerinden ve hangi yöntemle yapılacağını belirlemektedir. Düzenleme ile özellikle ticari gruplar bakımından mahsuplaşmanın önemli ölçüde saatlik, veri odaklı ve dijital altyapı üzerinden çalışan bir yapıya dönüştüğü görülmektedir.

İlk olarak üretim tesisinin kendi operasyonel tüketiminin otomatik olarak mahsuplaşmaya dahil edilmesi engellenmektedir. Aynı bölgede ilişkilendirilmiş bir tüketim tesisi bulunmaması halinde üretim tesisinin kendi iç tüketimi mahsuplaştırılamamaktadır. Bu düzenlemenin, üretim tesisinin iç tüketiminin mahsuplaşma kapsamına alınmasını sınırlandırdığı görülmektedir.

Madde kapsamında mahsuplaşmanın tamamen dijital veri altyapıları üzerinden yürütüleceği düzenlenmektedir. LÜM ve PYS verileri esas alınmakta; ölçüm noktaları, saatlik veri akışı ve otomatik veri işleme sistemleri hesaplamanın temelini oluşturmaktadır. Bu kapsamda hesaplamalarda merkezi veri altyapılarının esas alındığı ve merkezi veri yönetimi yaklaşımının güçlendirildiği anlaşılmaktadır.

Düzenlemenin en önemli değişikliklerinden biri mahsuplaşmanın saatlik bazda yapılmasıdır. Üretim, tüketim ve ihtiyaç fazlası hesapları her saat ayrı değerlendirilmektedir. Böylece üretim profili, tüketim davranışları ve şebeke etkileri daha hassas biçimde takip edilebilmektedir.

Sayaç verilerinin saatlik okunamaması halinde “profilleme” yöntemi uygulanmaktadır. Veri eksikliği, haberleşme problemi veya sayaç arızası gibi durumlarda sistem tamamen durdurulmamakta; alternatif hesaplama yöntemiyle mahsuplaşma sürdürülebilmektedir.

Madde, mahsuplaşmanın temel matematiksel mantığını da ortaya koymaktadır. Saatlik toplam üretim ile saatlik toplam tüketim karşılaştırılmakta; yalnızca tüketim sonrasında kalan enerji ihtiyaç fazlası üretim olarak kabul edilmektedir. Üretimin tüketimden düşük olması halinde ise ihtiyaç fazlası üretim sıfır sayılmaktadır.

Bedelli üretim limitinin uygulanma yöntemi de düzenlenmektedir. Mahsuplaşan enerji miktarı bedelli üretim limitinden düşülmekte; limit aşımı halinde belirli üretim miktarları “sistem kullanım bedeli ödemeli üretim” olarak sınıflandırılmaktadır. Böylece bedelli üretim limiti üzerinden ekonomik sınır mekanizmasının işletildiği görülmektedir.

Bölgesel dağıtım mekanizması da madde kapsamında ayrıca düzenlenmektedir. Sistem kullanım bedeli ödemeli üretim miktarı grup içindeki bölgelere saatlik üretim oranında dağıtılmaktadır. Böylece maliyet paylaşımının üretim katkısına göre dengelenmesi hedeflenmektedir.

Mesken aboneleri bakımından ise ayrı bir sistem öngörülmektedir. Mesken abonelerinde mahsuplaşmanın aylık yapılacağı, bedelli üretim limitinin uygulanmayacağı belirtilmektedir. Ayrıca YEKDEM’e bedelsiz katkı gerektiren bir durum bulunmaması halinde üretimin tamamı bedelli üretim olarak değerlendirilmektedir.

Madde 9 ayrıca Yönetmeliğin 5 inci maddesindeki bazı tesis türleri için özel mahsuplaşma mekanizmaları kurmaktadır. Üretimin öncelikle kendi tüketimiyle mahsuplaştırılması, ardından kalan kısmın belirli şartlarla diğer tesislerle ilişkilendirilmesi mümkün kılınmaktadır. Ancak aynı ölçüm noktası şartı, dağıtım bölgesi koşulu, çağrı mektubu tarihi ayrımı ve bedelsiz üretim riski gibi önemli sınırlamalar da getirilmektedir.

Uyumsuzluk halinde uygulanacak yaptırımlar da düzenlenmektedir. Mahsuplaşma şartlarının sağlanmaması veya eksik veri girilmesi halinde mahsuplaşma yapılmamakta; üretim “bedelsiz üretim” kapsamında değerlendirilebilmektedir. OSB ve EB yapıları için ise özel sayaç ve uzlaştırma verileri esas alınarak farklı hesaplama yöntemi uygulanmaktadır.

Son olarak kademeli tarife sistemi ile mahsuplaşma mekanizması entegre edilmektedir. Düşük ve yüksek kademe ayrımı dikkate alınarak saatlik mahsuplaşma hesapları yapılmakta; tüketim davranışlarının daha hassas fiyatlandırılması hedeflenmektedir.

Genel olarak değerlendirildiğinde Madde 9’un; saatlik çalışan, yoğun veri kullanan, merkezi dijital altyapılarla yönetilen ve ekonomik sınır mekanizmaları içeren yeni nesil bir mahsuplaşma modeli kurduğu görülmektedir. Düzenleme ile üretim-tüketim dengesinin anlık izlenmesi, şebeke etkilerinin daha hassas yönetilmesi ve veri temelli denetim kapasitesinin artırılmasının hedeflendiği; ayrıca ticari kullanım sınırlarının daha kontrollü hale getirilmeye çalışıldığı düşünülebilir.

Sanal Sayaçlara Veri Girişi

Madde 10, mahsuplaşma hesaplamalarının tamamlanmasının ardından ortaya çıkan üretim miktarlarının sistem içerisinde hangi ekonomik ve teknik kategori altında kaydedileceğini düzenlemektedir. Önceki maddelerde mahsuplaşmanın nasıl yapılacağı, ihtiyaç fazlası üretimin nasıl hesaplanacağı ve hangi üretimin bedelli ya da bedelsiz sayılacağı belirlenirken; bu madde söz konusu sonuçların piyasa kayıt sistemine nasıl aktarılacağını ortaya koymaktadır. Böylece mahsuplaşma sisteminin uzlaştırma, mali yükümlülük ve dijital kayıt altyapısının oluşturulduğu söylenebilir.

Düzenlemenin merkezinde “sanal sayaç” sistemi yer almaktadır. Fiziksel sayaçlardan bağımsız olarak mahsuplaşma sonucunda oluşan üretim kategorileri, uzlaştırmaya esas üretim miktarları ve mali yükümlülük doğuran enerji türleri ayrı dijital kayıt katmanlarında takip edilmektedir. Böylece sistemin yalnızca fiziksel elektrik akışının değil; üretimin ekonomik niteliğinin, mahsuplaşma statüsünün ve mali sonuçlarının da izlenmesine imkân tanıdığı değerlendirilebilir.

Madde kapsamında ilk önemli kategori “bedelli sanal sayaç”tır. Mahsuplaşan tüketim miktarı ile ihtiyaç fazlası üretimin bedelli üretim limiti içerisinde kalan kısmı bu sayaç altında kaydedilmektedir. Böylece ekonomik değeri bulunan ve ödeme mekanizması içerisinde değerlendirilecek enerji ayrı bir üretim kategorisi olarak takip edilmektedir.

Bunun yanında “sistem kullanım bedeli ödemeli sanal sayaç” mekanizması ile bedelli üretim limitinin üzerinde kalan ihtiyaç fazlası üretim ayrıca sınıflandırılmaktadır. Limit üstü üretim tamamen sistem dışına çıkarılmamakta; ancak ek mali yükümlülüğe tabi ayrı bir kategori olarak değerlendirilmektedir. Bu yaklaşımın, limit üstü üretime ek maliyet yansıtılması ve sınırsız ekonomik avantajın sınırlandırılması amacı taşıdığı düşünülebilir.

Madde 10’un dikkat çekici mekanizmalarından biri ise “bedelsiz sanal sayaç” uygulamasıdır. Mevzuata aykırılık oluşturan durumlarda grup içindeki tüm üretim miktarları bedelsiz sanal sayaç üzerine yüklenebilmektedir. Bu sistemin, mevzuata aykırı yapıların ve mahsuplaşma sisteminin amacı dışında kullanımının önlenmesine yönelik bir mekanizma olarak değerlendirilebileceği söylenebilir.

Madde ayrıca üretim miktarlarının kaynak türü bazında ayrı sanal sayaçlara kaydedileceğini düzenlemektedir. Örneğin güneş, rüzgâr veya biyokütle gibi farklı kaynak türlerinin ayrı ayrı takip edilmesi sayesinde; kaynak bazlı destek ve raporlama süreçleri bakımından kullanılabilecek bir veri altyapısı oluşturulduğu söylenebilir.

Düzenlemenin bir diğer önemli boyutu ise verilerin LÜM üzerinden merkezi şekilde paylaşılmasıdır. Mahsuplaşma sonuçlarının; VKN, grup numarası, şebeke işletmecisi ve kaynak türü bazında LÜM’e aktarılması öngörülmektedir. Böylece merkezi veri paylaşımını güçlendiren bir yapı öngörüldüğü görülmektedir. Hesaplanan üretim miktarları doğrudan uzlaştırma süreçlerine, sanal sayaç kayıtlarına ve piyasa işlemlerine aktarılmaktadır.

Madde 10 aynı zamanda mahsuplaşma sisteminin uzlaştırma altyapısıyla doğrudan entegre hale geldiğini göstermektedir. Sanal sayaçlara kaydedilen veriler yalnızca teknik kayıt niteliği taşımamakta; ödeme süreçlerini, finansal hesaplamaları, gelir akışlarını, piyasa maliyetlerini ve sistem kullanım bedellerini de doğrudan etkileyebilecek nitelik taşımaktadır.

Genel olarak değerlendirildiğinde Madde 10’un; mahsuplaşma sistemini merkezi veri yönetimine dayalı, dijital platformlarla çalışan, finansal kategorilere ayrılmış ve uzlaştırma sistemiyle entegre bir yapıya dönüştürdüğü görülmektedir. Bedelli sanal sayaç, sistem kullanım bedeli ödemeli sanal sayaç ve bedelsiz sanal sayaç ayrımları sayesinde düzenleyicinin; hangi üretimin ekonomik değere sahip olduğunu, hangi üretimin ek maliyet doğurduğunu ve hangi üretimin yaptırım kapsamında değerlendirileceğini ayrı ayrı takip edebildiği anlaşılmaktadır. Bu düzenlemelerin, lisanssız üretim rejiminin veri temelli ve merkezi izleme kapasitesi yüksek bir yapıya doğru evrildiğine işaret ettiği söylenebilir.

Mahsuplaşmaya esas tutarların hesaplanması

Madde 11, mahsuplaşma mekanizmasının finansal boyutunu düzenlemekte ve piyasa işletmecisi tarafından görevli tedarik şirketlerine ile lisanssız üreticilere yapılacak ödemelerin hangi yöntemle hesaplanacağını ortaya koymaktadır. Bu yönüyle madde, önceki maddelerde kurulan saatlik mahsuplaşma sistemi ile bedelli/bedelsiz üretim ayrımının mali sonuçlarını somutlaştırmaktadır.

Düzenlemenin temel özelliklerinden biri hesaplamaların yalnızca toplam tüketim üzerinden değil; VKN, grup, şebeke işletmecisi bölgesi, ilgili tarife, tüketim tesisi ve saat bazında yapılmasıdır. Böylece sistem oldukça detaylı, veri yoğun ve saatlik veri temelli çalışan bir yapıya dönüşmektedir. Saatlik bazlı hesaplama yaklaşımının öne çıktığı görülmektedir.

Madde kapsamında ilk senaryo, saatlik toplam üretimin saatlik toplam tüketime eşit veya daha yüksek olduğu duruma ilişkindir. Bu halde mahsuplaşılmış tüketim miktarı esas alınmakta ve ilgili tarife fiyatı üzerinden görevli tedarik şirketine ödenecek tutar hesaplanmaktadır. Sistem böylece öncelikle tüketimi karşılayan üretim miktarını dikkate almakta ve bu enerjiye ilişkin mali karşılığı oluşturmaktadır.

Üretimin tüketimden düşük kaldığı senaryoda ise toplam üretim miktarı, mahsuplaşma öncesi tüketim oranlarına göre dağıtılarak mahsuplaşılmış tüketim hesaplanmaktadır. Özellikle grup yapılarında önem taşıyan bu mekanizma ile mahsuplaşılmış tüketim miktarı, tüketim tesislerinin mahsuplaşma öncesi tüketim oranlarına göre belirlenmektedir.

Madde ayrıca ihtiyaç fazlası üretim için lisanssız üreticiye yapılacak ödemenin nasıl hesaplanacağını düzenlemektedir. Bu noktada ödeme hesabında Yönetmeliğin 28 inci maddesi kapsamında belirlenen ilgili tarife fiyatlarının esas alındığı görülmektedir. Böylece ihtiyaç fazlası enerjiye ilişkin mali karşılık tarifesel parametreler çerçevesinde belirlenmektedir.

Dördüncü ve beşinci fıkralarda yer alan Lisanssız Üreticilere Ödenecek Toplam Bedel (“LÜYTOB”) mekanizması ise mahsuplaşma sisteminin yalnızca üretici-tüketici ilişkisiyle sınırlı olmadığını göstermektedir. Görevli tedarik şirketlerinin tedarikçilere ve lisanssız üreticilere yapacağı ödemelerin LÜYTOB sistemi içerisinde hesaplanması öngörülmektedir. Böylece mahsuplaşma yapısının piyasa işletmecisi ile görevli tedarik şirketleri arasındaki finansal mutabakat süreçlerine de entegre edildiği anlaşılmaktadır.

Madde 11’in önemli unsurlarından biri de kademeli tarifeye ilişkin düzenlemelerdir. Kademe esaslı tarifeye tabi tüketim tesislerinde, tarife fiyatı hesaplanırken Kurul tarafından onaylanan kademeli yapı dikkate alınmaktadır. Özellikle mesken aboneleri bakımından düşük ve yüksek kademe ayrımı, mahsuplaşmanın ekonomik sonucunu doğrudan etkileyebilecek nitelik taşımaktadır.

Düzenleme ayrıca sistem kullanım bedeli ve YEKDEM boyutuna ilişkin önemli hükümler içermektedir. Sistem kullanım bedeli ödemeli üretim miktarları esas alınarak ilgili bedeller hesaplanmakta; YEKDEM’e bedelsiz katkı olarak dikkate alınan enerji bakımından ise lisanssız üretim tesisi sahibine ayrıca bir fatura tebliğ edilmeyeceği açıkça belirtilmektedir.

Genel olarak değerlendirildiğinde Madde 11’in, mahsuplaşma sisteminin mali altyapısını oluşturan temel düzenlemelerden biri olduğu görülmektedir. Saatlik veri işleme, grup içi dağıtım, tarife farklılaştırması, ihtiyaç fazlası üretim ödemesi, LÜYTOB entegrasyonu ve kademeli tarife etkisi gibi birçok teknik unsur aynı finansal yapı içerisinde bir araya getirilmektedir. Özellikle formül bazlı hesaplama yaklaşımı, sistemin yüksek ölçüde otomasyona ve veri doğruluğuna dayandığını göstermektedir. Bu nedenle ölçüm verilerinin, grup yapılarının ve tarife sınıflandırmalarının doğru yönetilmesi uygulama açısından önem taşıyabilecektir.

Son Kaynak Tedarik Tarifesi Kapsamında Enerji Tedariki

Madde 12, mahsuplaşma sistemi kapsamındaki tüketim tesislerinin elektrik enerjisini son kaynak tedarik tarifesi kapsamında temin etmesi halinde uygulanacak finansal yapıyı düzenlemektedir. Düzenleme özellikle yüksek tüketimli aboneler bakımından mahsuplaşma sonrasında ortaya çıkan üretim miktarlarının hangi fiyat mekanizması üzerinden değerlendirileceğini açıklığa kavuşturmaktadır. Ayrıca OSB ve EB yapıları için özel uygulama öngörülmektedir.

Maddeye göre son kaynak tedarik tarifesine tabi tüketiciler bakımından, mahsuplaştırılan tüketim miktarına kadar olan üretim son kaynak tedarik tarifesinden hesaplanmaktadır. Mahsuplaşma sonrasında kalan üretim ise bedelli üretim limiti çerçevesinde ilgili tarife fiyatı üzerinden değerlendirilmektedir. Böylece mahsuplaşma sonrasında kalan üretimin, bedelli üretim limiti dahilinde ilgili tarife fiyatı üzerinden hesaplanacağı düzenlenmektedir.

Düzenleme aynı zamanda son kaynak tedarik tarifesine tabi tüketim tesisleri bakımından mahsuplaşmaya ilişkin hesaplama esaslarını düzenlemektedir. Özellikle yüksek tüketimli ticari ve sanayi aboneleri bakımından mahsuplaşmanın ekonomik sonucu doğrudan uygulanacak tarife yapısına bağlı hale gelmektedir. Bedelli üretim limiti mekanizmasının da bu aboneler bakımından uygulanacağı açıkça belirtilmektedir.

İkinci fıkrada Organize Sanayi Bölgeleri ve Endüstri Bölgelerine ilişkin özel hüküm getirilmektedir. OSB/EB ana sayacının ilgili kategoriler kapsamında yer alması halinde, elektrik enerjisini OSB/EB’den temin eden ve son kaynak tedarik limiti üzerindeki tüketim tesisleri bakımından da aynı hükümler uygulanacaktır. Böylece bu tüketim tesisleri bakımından da birinci fıkradaki hesaplama esaslarının uygulanacağı düzenlenmektedir.

Genel olarak değerlendirildiğinde Madde 12’nin, son kaynak tedarik tarifesine tabi tüketiciler bakımından mahsuplaşmanın finansal sonuçlarını netleştirdiği görülmektedir. Düzenleme; mahsuplaşma gelirlerinin hangi fiyat yapısı üzerinden hesaplanacağını belirlemekte, bedelli üretim limiti ile tarife sistemi arasındaki ilişkiyi açıklığa kavuşturmakta ve özellikle büyük ölçekli tüketiciler ile OSB/EB yapıları bakımından ayrı bir uygulama çerçevesi ortaya koymaktadır.

Şebeke İşletmecisinin Sorumlulukları

Madde 13, mahsuplaşma mekanizmasının işleyişinde şebeke işletmecisinin görev ve sorumluluklarını düzenlemektedir. Düzenleme, mahsuplaşma sürecinin yalnızca piyasa işletmecisi tarafından yürütülen bir hesaplama sistemi olmadığını; dağıtım şirketleri ile diğer şebeke işletmecilerinin de veri yönetimi, sayaç kayıtları ve başvuru süreçlerinde aktif rol üstlendiğini ortaya koymaktadır.

Madde kapsamında şebeke işletmecisi; Ek-1 formundaki bilgilerin doğruluğunu kontrol etmek, ilişkilendirme işlemlerinin mevzuata uygunluğunu sağlamak ve başvuru sonucunu başvuruyu takip eden beş iş günü içerisinde bildirmekle yükümlü tutulmaktadır. Ayrıca DUY’un 17 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentleri kapsamındaki tüketim tesislerine ilişkin sayaç kayıtlarının oluşturulması, OSB/EB sınırları içerisinden elektrik enerjisi temin eden tüketim tesisleri için sayaç kayıtlarının oluşturulması, tüketim verilerinin elektrik piyasası uzlaştırması ve/veya mahsuplaşma işlemlerinde kullanılmak üzere DUY takvimine uygun şekilde bildirilmesi ve PYS kayıtlarının güncel tutulması da şebeke işletmecisinin sorumlulukları arasında yer almaktadır. Yeni grup kaydı veya grup güncellemelerinde her bir yeni kaynak türü bakımından gerekli sanal sayaç işlemlerinin oluşturulabilmesi amacıyla piyasa işletmecisine başvuru yapılması da öngörülmektedir.

Düzenleme, LÜM kayıtları bakımından da veri doğruluğu ve kayıt yönetimine önem vermektedir. Sisteme girilecek verilerin zamanında ve doğru formatta aktarılması, LÜM bildirimlerinin takip edilmesi ve gerekli düzeltmelerin yapılması şebeke işletmecisinin yükümlülükleri arasında sayılmıştır.

Madde ayrıca kullanıcıların bilgi edinme ve itiraz haklarına ilişkin hükümler içermektedir. Şebeke işletmecisinin; saatlik üretim ve tüketim verileri, bedelli ve bedelsiz üretim miktarları, sistem kullanım bedeline tabi üretim miktarları ile tüketim tesisi bazında kullanılan ve kalan bedelli üretim limiti miktarına ilişkin talepleri beş iş günü içinde karşılaması zorunlu tutulmuştur. Bunun yanında sistem kullanım bedeline tabi üretim miktarlarının hesaplanması ve görevli tedarik şirketi ile paylaşılması yükümlülüğü de düzenlenmektedir.

İletim şebekesine bağlı üretim ve tüketim tesisleri bakımından ise belirli işlemlerin ilgili dağıtım şirketi tarafından yürütüleceği ayrıca hükme bağlanmaktadır.

Genel olarak Madde 13, şebeke işletmecisini yalnızca teknik bir veri sağlayıcısı olarak değil; veri doğruluğu, sayaç yönetimi, kullanıcı taleplerinin karşılanması ve sistem kullanım bedeline esas hesaplamaların yürütülmesi gibi çok yönlü sorumluluklar üstlenen merkezi bir aktör olarak konumlandırmaktadır. Düzenlemenin, mahsuplaşma sisteminde veri yönetimi ve operasyonel koordinasyonu güçlendirmeyi amaçladığı söylenebilir.

Görevli Tedarik Şirketlerinin Sorumlulukları

Madde 14, mahsuplaşma mekanizması kapsamında görevli tedarik şirketlerinin operasyonel, mali ve idari sorumluluklarını düzenlemektedir. Düzenleme, görevli tedarik şirketlerinin yalnızca mahsuplaşma sonuçlarını uygulayan pasif aktörler olmadığını; veri akışının takibi, mali hesaplamaların yürütülmesi, ödeme süreçlerinin yönetimi ve kullanıcı taleplerinin karşılanması bakımından sistem içerisinde aktif rol üstlendiğini ortaya koymaktadır. Özellikle LÜM altyapısı üzerinden yürütülen süreçlerin takip edilmesi ve mahsuplaşma sonuçlarının zamanında uygulanması amaçlanmaktadır.

Madde kapsamında görevli tedarik şirketleri; kendi bölgelerinde ilişkilendirilen tesislere ait alacak ve borç tutarlarını belirlenen formatta piyasa işletmecisine bildirmek, LÜM üzerinden gelen bildirimleri takip etmek ve gerekli kontrol ve düzeltme işlemlerini yürütmek, LÜM’de yayımlanan nihai mahsuplaşma sonuçlarını takip etmekle yükümlü tutulmaktadır. Böylece mahsuplaşma sisteminde veri akışının düzenli yürütülmesi ve ödeme süreçlerinin standartlaştırılmasının amaçlandığı söylenebilir.

Düzenleme ayrıca, LÜM’de belirlenen tutarların ilgili tedarikçilere ve/veya lisanssız üreticilere süresi içinde ödenmesini zorunlu kılmaktadır. Bunun yanında görevli tedarik şirketlerinin; mahsuplaşan tüketim miktarı, ihtiyaç fazlası üretim miktarı ve ilgili mali tutarlara ilişkin bilgi edinme ve itiraz taleplerini belirli süreler içinde karşılaması öngörülmektedir. Sistem kullanım bedelinin LÜYTOB’a dahil edilmesi ve tahsil edilen bedelin ilgili şebeke işletmecisine aktarılması da görevli tedarik şirketinin sorumlulukları arasında yer almaktadır.

Madde kapsamında ayrıca 10 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında oluşturulan sanal sayaca yüklenen üretim miktarları için herhangi bir mali talepte bulunulamayacağı belirtilmektedir. Bu yaklaşımın, söz konusu üretim miktarlarının sistem içerisinde bedelsiz katkı mantığıyla değerlendirilmesine dayandığı düşünülebilir.

Genel olarak değerlendirildiğinde Madde 14, görevli tedarik şirketlerini yalnızca elektrik tedarik eden piyasa oyuncuları olarak değil; veri yönetimi, mali hesaplamalar, ödeme süreçleri ve itiraz mekanizmalarının yürütülmesinde merkezi rol üstlenen aktörler olarak konumlandırmaktadır. Düzenlemenin, mahsuplaşma sistemindeki mali ve operasyonel işleyişi daha standart ve takip edilebilir hale getirmeyi amaçladığı söylenebilir.

Düzeltme İşlemleri

Madde 15, mahsuplaşma sisteminde kullanılan verilerin sonradan düzeltilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. Düzenleme, mahsuplaşma mekanizmasının sabit ve değiştirilemez bir yapıdan ziyade; belirli prosedürler çerçevesinde güncellenebilen dinamik bir sistem olarak kurgulandığını göstermektedir. Ölçüm hatalarının giderilmesi, eksik veya yanlış veri girişlerinin düzeltilmesi ve mahsuplaşma sonuçlarının uzlaştırma verileriyle uyumlu hale getirilmesi amaçlanmaktadır.

Madde kapsamında şebeke işletmecisine, LÜM’e kaydedilen veriler üzerinde düzeltme yapabilme imkânı tanınmaktadır. Saatlik üretim ve tüketim verileri ile mahsuplaşma kapsamında kullanılan çeşitli veriler bakımından ölçüm veya kayıt kaynaklı hataların sonradan düzeltilmesi öngörülmektedir.

Düzenleme, güncel döneme ilişkin düzeltmelerin DUY takvimi ve uzlaştırmaya esas veriş-çekiş değerleri dikkate alınarak yapılacağını belirtmektedir. Nihai mahsuplaşma sonuçlarının da nihai uzlaştırma bildirim takvimi ile eş zamanlı şekilde LÜM’de paylaşılması öngörülmektedir. Böylece mahsuplaşma sistemi ile uzlaştırma süreçleri arasında doğrudan bağlantı kurulmakta ve mali yükümlülüklerin netleştirilmesi hedeflenmektedir.

Madde ayrıca geçmiş dönem düzeltmelerine de imkân tanımaktadır. Belirli süre ve koşullar dahilinde geçmiş dönem verileri LÜM üzerinden düzeltilebilmekte; sayaç hataları, eksik veri girişleri veya yanlış sınıflandırmalar geriye dönük şekilde güncellenebilmektedir. Bunun yanında düzeltme verilerinin belirli takvim sınırları içinde sisteme kaydedileceği belirtilerek sürekli değişen bir mahsuplaşma yapısının önüne geçilmek istenmektedir.

Düzeltmelerin yalnızca ilgili dönemi değil, sonraki mahsuplaşma dönemlerini de etkileyebileceği düzenlenmektedir. Güncellenen veriler doğrultusunda mahsuplaşma hesaplamaları ve buna bağlı mali yükümlülükler yeniden hesaplanabilmektedir.

Genel olarak değerlendirildiğinde Madde 15, mahsuplaşma sisteminde veri doğruluğunu artırmayı, hatalı hesaplamaların düzeltilmesini ve uzlaştırma sistemi ile mahsuplaşma mekanizmasının uyumlu şekilde işletilmesini amaçlamaktadır. Düzenleme, nihai mali sonuçların gerçeğe daha yakın şekilde oluşturulabilmesi için sistemin belirli prosedürler çerçevesinde güncellenebilir şekilde kurgulandığını göstermektedir.

Genel Değerlendirme ve Geçiş Hükümleri

Madde 16 ile yeni Usul ve Esasların yürürlüğe girmesiyle önceki düzenlemelerin yürürlükten kaldırıldığı hükme bağlanmaktadır. Düzenleme yalnızca teknik bir değişiklik getirmemekte; mahsuplaşma sisteminin merkezi veri yönetimine dayalı, LÜM merkezli veri akışını esas alan ve grup bazlı yapıyı öne çıkaran yeni bir modele dönüştürüldüğünü göstermektedir. Önceki mahsuplaşma yaklaşımından farklılaşan bir yapı öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Bu nedenle uygulayıcıların operasyonel süreçlerini, veri yönetim yöntemlerini ve sözleşme yapılarını yeni sisteme uyumlu hale getirmesi gerekebilecektir.

Geçici Madde 1, yeni sisteme geçiş kapsamında 2026 yılına ilişkin bedelli üretim limitlerinin nasıl aktarılacağını düzenlemektedir. Buna göre mevcut ve yeni oluşturulan gruplarda yer alan tüketim tesislerine ait kalan bedelli üretim limiti verilerinin şebeke işletmecileri tarafından LÜM’e aktarılması gerekmektedir. Düzenleme ile mevcut ve yeni oluşturulan gruplara ilişkin kalan bedelli üretim limitlerinin yeni sisteme entegre edilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca grup kayıtları, tüketim tesisleri ile kullanılan ve kalan limit bilgilerinin, LÜM veri yapısına uygun şekilde sisteme işlenmesi öngörülmektedir.

Genel bir değerlendirme yapıldığında, düzenlemenin yalnızca teknik bir mahsuplaşma güncellemesi niteliğinde olmadığı görülmektedir. Yeni sistemin; merkezi veri yönetimine dayalı, grup bazlı mahsuplaşma yaklaşımını esas alan yeni bir yapı oluşturduğu söylenebilir. Bunun yanında veri aktarımı, limit takibi, düzeltme süreçleri ile şebeke işletmecileri ve görevli tedarik şirketleri arasındaki koordinasyon bakımından uygulamada ek operasyonel uyum süreçleri doğurabileceği de değerlendirilmektedir.

Sonuç Yerine

Sonuç olarak Usul ve Esaslar’ın, lisanssız elektrik üretiminde mahsuplaşma mekanizmasını daha merkezi, veri odaklı ve dijital altyapılarla entegre çalışan bir yapıya dönüştürmeyi amaçladığı düşüncesindeyiz. Özellikle LÜM ve PYS merkezli veri yönetimi, saatlik mahsuplaşma yaklaşımı, grup bazlı ilişkilendirme sistemi ve sanal sayaç mekanizmaları ile mahsuplaşma süreçlerinin daha izlenebilir, standartlaştırılmış ve denetlenebilir hale getirilmesinin hedeflendiği düşünülmektedir. Bunun yanında bedelli üretim limiti, sistem kullanım bedeli ödemeli üretim ve bedelsiz üretim ayrımları üzerinden ihtiyaç fazlası üretimin ekonomik sonuçlarının daha kontrollü şekilde yönetilmesinin amaçlandığı kanaatindeyiz.

Öte yandan düzenleme; veri aktarımı, grup yönetimi, saatlik ölçüm altyapısı, uzlaştırma süreçleri ve finansal hesaplamalar bakımından uygulayıcılar açısından önemli operasyonel yükümlülükler doğurabilecektir. Özellikle şebeke işletmecileri, görevli tedarik şirketleri ve lisanssız üreticiler bakımından yeni sistemin teknik ve operasyonel etkilerinin uygulama süreci içerisinde daha net şekilde ortaya çıkabileceği düşünülmektedir. Bu çerçevede Usul ve Esaslar’ın, lisanssız üretim rejiminde mahsuplaşma sistemini daha kontrollü ve merkezi bir yapıya taşımayı hedefleyen önemli bir ikincil düzenleme niteliği taşıdığı değerlendirilmektedir.

@Zeynep EMİROĞLU

Bizimle temasa geçin